Yönetmelik denince çoğu kişinin aklına sayfa sayfa madde gelir, göz korkar. Ama aslında her madde, geçmişte yaşanmış onlarca olayın sonucunda yazılmıştır. Yani “yine ne istiyorlar” diye değil, neden istiyorlar diye okumak lazım.
Son birkaç projede yaşadığım bazı detaylar beni yeniden yönetmeliğe döndürdü. Okudukça fark ettim ki, çoğumuz bazı maddeleri ezbere biliyoruz ama niyetini kaçırıyoruz. Bu yazıda, sahada çalışan mühendisler için dikkat edilmesi gereken birkaç maddeyi kendi gözümden özetledim.
1. Yönetmelik niye var?
Aslında çok basit: Can ve mal güvenliği. Kablo seçimi, pano yerleşimi, topraklama… Hepsinin temeli bu. Mesele sadece “doğru çizim” yapmak değil; bir hata olduğunda kimsenin zarar görmemesini sağlamak. Yönetmeliğin her satırı, bir güvenlik zincirinin halkası gibi. Küçük bir ihmal, o zinciri koparabilir.
2. Topraklama konusu
Sahada en sık görülen eksiklerden biri bu. Toprak hattı kopmuş, pano değişmiş ama bağlantı yapılmamış. “Zaten binanın ana hattı topraklı” deyip geçilmiş. Oysa yönetmelik açık söylüyor:
“Her metal gövde, dokunulabilir parça ve dağıtım panosu uygun şekilde topraklanmalıdır.”
Yani toprak hattı bir bütün olacak, sürekliliği kesilmeyecek. Bir yerde kopukluk varsa, sistemin tamamı risk altındadır. Bu yüzden, projede değil uygulamada da topraklamayı kontrol etmek gerekir.
3. Kaçak akım rölesi (RCD) artık her yerde zorunlu
Eskiden sadece banyolarda kullanılırdı, artık her devrede şart. Yeni yönetmelik açık söylüyor:
“Tüm son devre hatları, uygun kaçak akım koruma düzeni ile korunacaktır.”
Yani tek pano bile olsa RCD olacak. Ben genelde 30 mA hassasiyetli röle tercih ediyorum; hem güvenli hem pratik. Unutmayın, bir RCD sadece cihazı değil, insanı da korur. Bunu bir formalite değil, hayat kurtaran bir önlem olarak görmek gerekir.
4. Kablo kesiti ezbere değil, hesaba göre seçilir
Projelerde hâlâ aynı alışkanlıklar var: Aydınlatma 1.5 mm², priz 2.5 mm²… Tamam, genelde iş görür ama her zaman doğru değildir. Yönetmelik diyor ki:
“Kesit seçimi, akım taşıma kapasitesi, gerilim düşümü ve kısa devre dayanımı dikkate alınarak yapılmalıdır.”
Yani tabloya bakmak yetmez; yük hesabı şart. Gerilim düşümü küçük bir detay gibi görünür ama uzun vadede sistemin ömrünü belirler. Özellikle uzun hatlarda kablo seçimi, sadece maliyet değil güvenlik meselesidir.
5. Pano düzeni ve etiketleme artık zorunlu
Birçok tesisatta hâlâ karışık pano düzenleri görüyorum. Yönetmelik bu konuda da net:
“Dağıtım tablolarında devreler açıkça tanımlanacak, her hat etiketiyle belirtilecektir.”
Bu sadece estetik değil, profesyonellik göstergesi. Yıllar sonra o panoyu açan biri hangi hattın nereye gittiğini bir bakışta anlamalı. Etiketleme, küçük bir detay gibi görünür ama arıza anında dakikalarca fark yaratır.
6. Mühendislik artık sadece çizim değil
Eskiden proje çizip imzalamak yeterliydi. Ama artık uygulamadan da sorumluyuz. Yönetmelik diyor ki:
“Proje müellifi ve uygulamayı denetleyen mühendis, tesisin yönetmeliğe uygunluğundan birlikte sorumludur.”
Yani imza atmak sadece bir belge değil, bir sorumluluk beyanıdır. Bu yüzden proje, çizim masasında bitmiyor; sahada tamamlanıyor. Çizdiğin her hattın, bağlanan her kablonun arkasında senin adın var. Bu sebeple bir projeyi imzalayacak her bir mühendis, görmediği ve süreç boyunca denetleme imkanı olmayan hiçbir projeye, imza atmamayı prensip edinmelidir.
7. Yönetmelik ezberlenmez, anlaşılır
Yönetmelikler sıkıcı görünebilir ama sahada seni kurtaran şeydir. Her madde bir tecrübenin sonucudur. Okudukça fark edersin ki aslında seni kısıtlamıyor; yönlendiriyor.
Mühendislik, sadece bilgi değil; yorum gücüdür. Yönetmeliği okurken maddeyi değil, amacı anlamak gerekir.
Ve unutma: Doğru çizim, doğru çözüm.
Bu işin özeti tam olarak bu.
